<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?><rss version="0.92">
<channel>
	<title>GENEL KBB KULAK BURUN BOĞAZ, Sağlık Horlama Estetik Burun Cerrahisi</title>
	<link>http://www.genelkbb.com</link>
	<description>KBB kulak burun boğaz sağlık hakkında hastalıklar sorular ve uzman doktor cevapları sitesi</description>
	  <language>tr</language>
  <copyright>(C) www.genelkbb.com</copyright>

  
	<lastBuildDate>Sat, 08 Aug 2009 20:08:20 +0200</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	
	<item>
		<title>Iri bademcikli çocuklarda beden gelişimi problemleri</title>
		<description><![CDATA[Iri bademcikli çocuklarda beden gelişimi problemleri<br />
<br />
Bademcikler irileştiğinde boğazın çapını daraltarak hem çocuklar, hem de yetişkinlerde horlamaya ve uykuda nefes tıkanmasına neden olur Ancak çocuklarda tehlikenin boyutları daha büyüktür Çünkü horlama, huzursuz uyku ve gece terlemeleri; çocuklarda büyüme ve gelişme bozuklukları, saldırganlık, huysuzluk ve öğrenme güçlüklerine sebep olabilmektedir. <br />
Çağdaş ve yeni yöntemlerle bademcik ameliyatı ve sonrası artık çok daha kolay Memorial Hastanesi`nde bademcik ameliyatlarında uygulanan &amp;#8216;termal welding&amp;#8217; adlı yöntemle, hem ameliyat süresi hem de sonrasında oluşabilecek komplikasyonlar en aza indirgenmektedir Bu yöntemle operasyon esnasında kanama kontrolü sağlandığı için sonraki dönemde dokular da hızla iyileşir <br />
Memorial Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü`nden Doç Dr Burak Erdamar, toplumda sıkça görülen bademcik enfeksiyonları ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi<br />
- Bademcik enfeksiyonları hakkında bilgi verir misiniz?<br />
İri bademcikler çocuklarda büyüme ve gelişim bozukluğuna neden olabilir! <br />
Bademcikler irileştiğinde boğazın çapını daraltır ve horlama ile birlikte uykuda nefes tıkanmalarına neden olur Bu durum çocuklar ve yetişkinler için geçerlidir Çocuklar için ortaya çıkan en önemli tehlikeler ise; horlama, huzursuz uyku ve gece terlemeleri gibi belirtileri olan bu sorunun büyüme ve gelişmede geri kalmaya neden olmasıdır Bu durumdaki çocuklarda, saldırganlık, huysuzluk gibi kişilik değişiklikleri ile öğrenme güçlükleri ortaya çıkabilmektedir <br />
Çocuklarda bademcik enfeksiyonları kalp ve eklem romatizması tehlikesi yaratır!<br />
Çocuklarda yapısal olarak zaten dar olan havayolunu tıkayan en önemli sebep, geniz eti ve bademciklerdir Çocuklarda uykuda nefes zorluklarının tüm dünyaca kabul edilmiş tedavisi de bademciklerin ve geniz etinin alınmasıdır Bademcikler ve geniz eti (büyük olmasa da) yüksek ateşle seyreden sık iltihaplanma durumlarında, çocukları kalp ve eklem romatizması riski altında bırakır Sık enfeksiyon geçiren çocukların da bademcik ve geniz etleri ameliyatla alınmaktadır <br />
<br />
- Tanıda dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir? <br />
Tanıda çocuk yaş grubunda, aileden alınan bilgiler çok önemlidir Atakların sıklığı, şiddeti, tıkanıklık bulguları, uykudaki solunum problemleri tanı ve tedavi seçeneğinin belirlenmesinde çok önemlidir Buna ilave olarak muayene bulguları ve kan tetkikleri de büyük önem taşımaktadır <br />
<br />
- Bademcik ameliyatları hangi durumlarda gereklidir? <br />
Tıkayıcı belirtiler (bademcikler büyüyerek solunum yolunu tıkayabilir), uyku ile ilgili solunum problemleri (horlama, uyku apne sendromu), bademcik apsesi, yılda ortalama 4-5 kez bademcik enfeksiyonu geçirme, romatizmal ateş, kalp kapakçık hastalığı, böbrek rahatsızlığı gibi komplikasyonlar sayılabilir <br />
<br />
- Bademcik ameliyatı hakkında bilgi verir misiniz?<br />
Klasik bademcik ameliyatı genel anestezi altında, bademciklerin, kapsülüyle birlikte disseksiyon yöntemi ile çıkarılması şeklindedir Bademcikler kan dolaşımı fazla olan dokulardır Bu yüzden ameliyat sırasında ve sonrasında kanama ihtimali vardır <br />
<br />
Yeni bir yöntem olan thermal welding ile bademcik ameliyatları çok daha rahat gerçekleştirilmektedir Thermal welding, operasyon esnasında ısı enerjisi ile ameliyat alanında kanama kontrolünü sağlar ve daha sonraki dönemde doku iyileşmesini hızlandırır Bu yöntem ameliyat esnasında kanamayı engellediği için, ameliyat süresini ve anestezi süresini önemli ölçüde azaltmaktadır Thermal welding, ameliyat esnasında önemli ölçüde rahatlık sağlarken ameliyat sonrası dönemde kanama riskini de ortadan kaldırarak ikinci bir uygulamayı ve bunun getirdiği zorlukları önlemektedir Ayrıca, ameliyat sonrası dönemde yine çok önemli bir problem olan ve yaklaşık 10 gün kadar süren ağrı şikayeti de önemli ölçüde azalmıştır Hasta açısından thermal welding yöntemi, ameliyat sonrası dönemde hastanın toleransını artırırken önemli derecede konfor sağlar Thermal welding; etkin, kolay ve tolere edilebilir, yepyeni bir tonsillektomi tekniğidir<br />
<br />
DONDURMA BADEMCİK ENFEKSİYONLARINI ÖNLER Mİ?<br />
Dondurma, çocukların sağlıklı büyümesi ve kemik erimesi sorunu olan kişiler için büyük önem taşıyan bir besindir 4 mevsim tüketilmesi önerilse de en dondurma özellikle yaz aylarında çocuklar tarafından tüketilmektedir Hijyenik koşullarda üretilmeyen dondurmanın sağlığı tehdit edebilir Çünkü dondurma tüketilirken, ağızda erimeye başlar ve içindeki mikroorganizmalar önce boğaza (bademciğe) yerleşir ve bu bölgede enfeksiyonlara neden olur Açıkta satılan dondurmalar kesinlikle satın alınmamalıdır Boğaz enfeksiyonunu artırdığı düşünülen dondurma çocuklar için önemli bir besin kaynağıdır Hijyenik ortamda üretilen dondurmanın doğal enfeksiyonu artırıcı etkisi bulunmamaktadır <br />
]]></description>
	</item>
	<item>
		<title>Çocuklarda orta kulak iltihabı</title>
		<description><![CDATA[Çocukların çoğu orta kulak iltihabına yakalanıyor.<br />
Bu oran Türkiye`de yüzde 85`i buluyor.<br />
<br />
Orta kulak iltihapları, çocuklarda çok sık görülüyor Çocukların nerdeyse yüzde 85&amp;#8217;i, üç yaşına gelene kadar mutlaka bir defa orta kulak iltihabı geçiriyor.  Sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları (nezle, rinit, sinüzit ) nedeniyle, kulağın soluk borusu görevini yapan östaki tüpünün havalandırma fonksiyonu bozuluyor, kulak havalanamıyor Ağrı, huzursuzluk belirtileri ortaya çıkıyor.<br />
<br />
Östaki tüpünün çocuklarda erişkinlere nazaran daha yatay ve kısa olması fonksiyonunu sınırlıyor Bu yüzden çocuklara yatar pozisyonda yemek yedirilmemesi ve biberonla süt verilmemesi gerektiğini belirten International Hospital&amp;#8217;dan Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof Dr Mehmet Ada, &amp;#8220;Düz yatar pozisyonda besleme, genizde oluşan negatif basınçla genizdeki sekresyon, allerjen veya bakteriyi daha kısa ve yatay olan östaki tüpünden çocuğun orta kulağına kaçışını kolaylaştırıyor Bu nedenle çocukları 45 derece eğimle tutarak yemek yedirin&amp;#8221; diyor. <br />
<br />
Prof Dr Mehmet Ada, orta kulak iltihapları konusunda annelerin en çok merak ettikleri soruları yanıtladı: <br />
<br />
Orta kulak iltihabı nasıl oluşur? <br />
<br />
Çocukların kulağında hava girişini sağlayan östaki tüpünün açısı yetişkinlere göre daha yatay ve kısa durumda oluyor Çocuğun gelişimiyle birlikte 6-7 yaşlarına doğru erişkin durumuna, 45 derece eğim ölçüsüne geliyor Çocukta orta kulak iltihabı üç yaşına kadar daha sık görülüyor Bazı çocukları &amp;#8216;orta kulak iltihabına yatkın çocuk&amp;#8217; olarak isimlendirmek söz konusu olablir <br />
<br />
Çocuklarda orta kulak iltihabı nedenleri nelerdir? <br />
<br />
- Sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları <br />
- Genetik nedenler <br />
- Çevresel faktörler (kalabalık ailede yaşamak, evde sigara içilmesi) <br />
- Alerjik hastalıklar <br />
- Bağışıklık sistemindeki bozukluklar <br />
- Dudak ve damak yarığı <br />
- Reflü <br />
<br />
Hangi mikroplar buna neden olur? <br />
<br />
Streptokokus pneumonia, hemofilus influenza, moreksella kataralis en sık iltihap etkenleri Streptokokus pnomoniada, iltihap çok gürültülü, çok ağrılı, çok şiddetli, genel durum bozukluğuyla ortaya çıkıyor Amoksisilin içerikli antibiyotiği yüksek dozda kullanmak gerekiyor Diğer hastalık yapan mikropların ise özel salgıları nedeniyle antibiyotiklere direnç gösteriyor, o salgılardan dolayı amoksisilin etki etmiyor <br />
<br />
Ani gelişen orta kulak iltihabının belirtileri nelerdir? Tedavi nasıldır? <br />
<br />
- Ağrı <br />
- Kulakta tıkanıklık hissi <br />
- Huzursuzluk <br />
- Ateş <br />
- Bebeklerde ishal <br />
<br />
Ani kulak iltihaplarının şiddetli iltihaplı tipinde ise hemen tedaviye başlamak gerekiyor Tedavide çeşitli seçenekler var Parasentez işlemi yapılarak, kulak zarını çizip içini boşaltmak veya antibiyotik tedavisine başlamak gerekiyor Yüksek doz antibiyotik de verilebilir Parasentezde, kulak zarına incecik bir bıçakla çizik atılıp orta kulaktaki iltihap dışarı çıkarılıyor İçerden gelen iltihaplı sıvıdan örnek alınıp kültüre yollanıyor Dirençli bir mikrop varsa ona göre antibiyotik veriliyor <br />
<br />
Sık tekrarlayan ani kulak iltihaplarında tedavide ne yapılıyor? <br />
<br />
Eğer çocuk altı ayda üç ya da senede dört ani kulak iltihabı geçiriyorsa sık tekrarlayan orta kulak iltihabından söz edebiliriz Çocuk belli sayıdan fazla akut orta kulak iltihabı geçirirse risk oranı artıyor Ani gelişen orta kulak iltihapları sırasında antibiyotik tedavileri veriliyor Çok tekrarlayan bir çocuksa orta kulak zarına bir tüp yerleştirmek, orta kulağın hava alıp vermesini sağlamak gerekiyor <br />
<br />
İşitme kaybına neden oluyor mu? <br />
<br />
Orta kulak iltihabında başka bir hasta grubu var Bunlarda hiç ağrı yok, sadece işitme kaybı var Seröz orta kulak iltihabı diye isimlendiriliyor Toplumda en büyük sorun bu grubun fark edilmemesinden kaynaklanıyor Anneler çocuklarının duymadığını ve televizyonun sesini çok açtıklarını söylüyor Uzun süre bu şekilde işitme kaybı olan çocukların konuşma gelişimi, telaffuzu ve hatta zihinsel gelişimi bozulabiliyor <br />
<br />
Sık sık orta kulak iltihabı geçirmek riskli mi? <br />
<br />
Çok sık kulak iltihabı geçiren çocuklarda 2-3 hafta orta kulakta sıvı kalabiliyor, o sıvı uzun süre kalınca yoğun bir kıvam alıyor Kulak sıvısı adeta zamka benziyor, orta kulakta kalınca iletişimi bozuyor, kemikçiklerin hareketini engelliyor, hatta çocuklar baş dönmesi ile sık sık düşüyor Yüzde 20-40 oranında işitme kaybı yapıyor <br />
<br />
Ameliyat gerektiğinde hangi yöntemler kullanılıyor? <br />
<br />
İşitme kaybı ve sıvı üç ay &amp;#8211; altı aydan fazla sürüyorsa ameliyat kararı alınabiliyor Ancak takip eden her KBB hekiminin kararı değişik kriterlerde olabilir Kısa süreli tüp 8-9 ay kalıyor, dış kulak yoluna kendisi düşüyor Diğeri ise T şeklinde bir tüp Kulakta daha uzun süre kalıyor, çocuk büyüyüp gelişince kulak tehlike altında değilse T tüpünü hekim, uyutarak yada lokal olarak çekiyor Bu tüp silikondan yapılıyor ve kulak kurtarıcı bir özelliği var İki-üç milimetre boyu ve bir-iki milimetre deliği olan bir tüpü kulağın içine yerleştirilip kulağın havalanması sağlanıyor<br />
]]></description>
	</item>
	<item>
		<title>ÇOCUKLARDA BURUN KANAMASI</title>
		<description><![CDATA[ÇOCUKLARDA BURUN KANAMASI<br />
<br />
<br />
            Çocukta Burun kanaması nedir? <br />
<br />
            Çocukluk çağında (özellikle 2-10 yaş arası) yaygın olarak görülen <br />
            burun kanaması, burnun bir ya da iki deliğinden kan gelmesi olarak <br />
            tanımlanıyor. Çocuğun burnundan sızan veya damlayan kan ürkütücü <br />
            olsa da, çoğunlukla ciddi bir durumun göstergesi değildir. Bunun <br />
            nedeni; çocuğun burun boşluğunu döşeyen tabakada kolayca <br />
            zedelenebilen zengin bir ince damar ağının bulunmasıdır. Bu dokuda <br />
            kuruma veya tahriş oluştuğunda kısa süreli kanama oluşur.<br />
<br />
            Ancak, bir darbe yada kaza sonrası başlayan kanama özellikle yoğun <br />
            olarak ve başka semptomlarla (baş dönmesi, bulantı, bilinç kaybı, <br />
            gözlerin kararması gibi) birlikte görülüyorsa acilen doktora <br />
            başvurulması gerekir.<br />
<br />
            Çocukta Burun Kaması Neden olur? <br />
            Kapalı ortamlarda kuru ve sıcak havanın burnu kurutması sonucu <br />
            içeride kabuk tutmuş şeyler hissede çocuğun burnunu sık sık <br />
            karıştırması yada devamlı burun karıştırma eğilimi olan çocuklarda <br />
            burun kanaması görülüyor. Ayrıca çok sümkürmek, burnu çarpmak, soğuk <br />
            algınlığı, alerji grubuna giren yabancı cismin oluşturduğu tahriş <br />
            yada zararlı madde kullanımı burun kanamalarına neden olabilir. <br />
            Nadir nedenler olarak ise, burunda bulunan tümör yada lösemi <br />
            söylenebilir. Bu yüzden çocuğunuz belli bir sebebe, çarpmaya bağlı <br />
            olmadan tekrarlayan burun kanamaları yaşıyorsa KBB uzmanına götürüp, <br />
            muayene yaptırmanız gerekir.<br />
<br />
            Ne yapılmalı? <br />
<br />
            Çocuğunuzun bir hafta içinde 2 kere burnu kanadı; doktora <br />
            götürdünüz. O da önemli bir kanama olmadığını, çocuklu çağında sık <br />
            rastlanan bir durum olduğunu söyledi. Ancak basit önerileri anlatıp <br />
            bir burun damlası yazdı. Gerçekten de bir hastalığa yada darbeye <br />
            bağlı olmadan, tekrarlayan kanamalar önemli bir sağlık sorununa <br />
            gösterge değildir. Çoğunlukla tek bir burun deliğinde birkaç kere <br />
            görülen kanama, deliğin dışında dışa yakın bölümünde meydana gelir. <br />
            Uygulayacağınız basınç tedavisiyle kanamayı engelleyebilirsiniz. <br />
<br />
            1-Çocuğunuzu dik oturtun yada ayağa kaldırın. Başını öne doğru <br />
            eğdirin. Böylece kanı yutmasını yada kanın boğazdan aşağı doğru <br />
            inmesini engellemiş olduğunuz gibi kusmasını, midesinin bulanmasını <br />
            da önüne geçersiniz.<br />
<br />
            2-Çocuğunuzun burun deliklerini baş ve işaret parmakları arasında <br />
            sıkıştırın. Çocuğunuz büyükse bunu kendisi de yapabilir. 10 dakika <br />
            süresince bu basıncı uygulayın bu süre içinde ağzından nefes alıp <br />
            ermesini sağlayın.<br />
<br />
            3-10 dakika dolmadan burun deliklerinin üzerinden parmaklarınızı <br />
            çekmeyin. Kanama durmuş mu diye bile olsa basınç uygulamasını <br />
            kesmeyin. Bu arada çocuğun rahat olması gerekiyor<br />
<br />
            4-10 dakika sonra parmaklarınızı yavaşça çekerek basıncı azaltın. <br />
            Kanamanın kesilip kesilmediğini kontrol edin. Eğer kanama devam <br />
            ediyorsa aynı uygulamayı 10 dakika daha uygulayın.<br />
<br />
            5-Eğer kanama durduysa, çocuğunuza sakin olmasını söyleyerek 1-2 <br />
            saat gülmemesi, burnunu sümkürmemesini söyleyin. Böylece burnunu <br />
            tahriş etmemiş olur. İsterseniz kanama durduktan sonra burnunun <br />
            üstüne küçük bir buz torbası koyabilirsiniz.<br />
<br />
            Ancak iki kez 10&amp;#8217;ar dakikalık basınç uyguladığınız halde kanama <br />
            durmadıysa, çocuğunuzun aşırı kan kaybettiğini düşünüyorsanız hemen <br />
            doktora başvurmalısınız. Ayrıca çocuğunuzun ağzından da kan yada <br />
            kahve telvesi gibi uzun süre midede kalmış pıhtılaşmış kan geliyorsa <br />
            doktora başvurmalısınız.<br />
]]></description>
	</item>
	<item>
		<title>Burun kanaması ciddi sonuçlar doğurabilir</title>
		<description><![CDATA[            Burun kanamaları, birkaç damla gibi kısa süren kanamalardan, bol ve <br />
            uzun süren kanamalara kadar geniş bir yelpaze içerisinde olabilir. <br />
            Ciddi burun kanamaları ise solunum yolunu etkilemesi, tansiyon <br />
            düşmesi ve kalp krizine yol açabilen hipoksi gibi ölümcül sonuçlar <br />
            nedeniyle hafife alınmamalıdır. Burun kanamaları ön ve arka burun <br />
            kanamaları olarak iki sınıfta ele alınır. Ön burun kanamaları burun <br />
            ön kısmından gelen kanamalardır. Ayakta duran ya da oturan kişide <br />
            burun deliğinden akan kanama şeklinde kendini gösterir. Arka burun <br />
            kanamaları burun arkasından olan kanamalardır. Kanama genizden <br />
            boğaza doğrudur. Otururken veya ayakta dururken bile kanama boğaza <br />
            doğru olur. Hasta sırt üstü yattığında ön kanama bile olsa her iki <br />
            yönde kanama olabilecektir. Arka burun kanamaları kaynağın <br />
            saptanmasındaki zorluk ve sıklıkla başka tıbbi sorunların eşlik <br />
            etmesi nedeniyle hemen hekim tedavisi gerektiren ciddi <br />
            durumlardandır.<br />
<br />
            Burun kanamasının nedenleri nelerdir?<br />
<br />
            Burun, oldukça yoğun ve yüzeyel damarlar içeren bir organdır. <br />
            Özellikle burun boşluğunu ikiye ayıran bölmenin ön kısmı burna gelen <br />
            damarların oldukça yüzeysel olduğu bir bölümdür. Özellikle <br />
            çocuklarda bu bölgede en hafif travmada bile kanama gerçekleşebilir. <br />
            Ayrıca kuru hava veya kış aylarında görülen kabuklanmalar da <br />
            sıklıkla kanamaya neden olmaktadır.<br />
<br />
            Lokal nedenler:<br />
<br />
            Burnun normal fizyolojisini bozarak damar hasarına ve kanamaya neden <br />
            olurlar.<br />
<br />
            · Burun içi iltihapları <br />
            · Buruna gelen darbeler <br />
            · Burun karıştırmaları <br />
            · Buruna sokulan yabancı cisimler<br />
            · Burun içi ve sinüs tümörleri <br />
            · Burun kemik kıkırdak eğriliği (septum deviasyonu)<br />
            · Alerjik nedenler<br />
            · Mevsimsel nedenler<br />
            · Damarsal hastalıklar (Anevrizma gibi..)<br />
            · Ağır egzersizler<br />
<br />
            Sistemik nedenler:<br />
<br />
            · Yüksek tansiyon<br />
            · Kan hastalıkları (Kanama-pıhtılaşma bozuklukları, lösemi vs.) <br />
            · Barsak parazitleri<br />
            · Hormonal bozukluklar<br />
            · İdiopatik nedenler (Ayrıntılı incelemelere rağmen olguların % <br />
            10&amp;#8217;unda neden bulunamaz)<br />
<br />
            Burun kanaması varsa neler yapılmalı?<br />
<br />
            · Burun ucundaki yumuşak kısmı başparmağınızla diğer iki parmağınız <br />
            arasına alınız. <br />
            · Burnu parmakla sıkıştırılmış olarak yüzünüze doğru bastırın. <br />
            · Başınızı kalbinizden daha yüksek tutmaya dikkat ediniz. <br />
            · Baş öne meyilli ve dik olarak oturunuz, beş dakika böyle <br />
            bekleyiniz. <br />
            · Burun ve yanağınıza buz tatbik ediniz. (Bir plastik torba içine <br />
            buz doldurarak) <br />
            · Tansiyon kontrolü yapınız.<br />
<br />
            Kanama durduktan sonra tekrar kanama gerçekleşmemesi için neler <br />
            yapılmalı?<br />
<br />
            · Sümkürmemeye dikkat ediniz. <br />
            · Yerden ağır bir şey kaldırmak ya da buna benzer zorlayıcı <br />
            hareketler yapmayınız. <br />
            · Başınızı mutlaka göğsünüzden daha yukarda tutmaya çalışınız. <br />
            · Arka burun kanamalarının tanınması oldukça önemlidir. Bu kanama <br />
            tipi bir uzmanın takibini gerektirmektedir. <br />
            · Kanama durmuyor veya yeniden kanamaya eğilim gösteriyorsa,<br />
            · Kanama nedeniyle yorgunluk ve halsizlik hissediliyorsa,<br />
            · Kanamanız burun önüne kanamadan çok boğaz arkasına doğru oluyorsa <br />
            Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanına başvurunuz.<br />
            · Özellikle şiddetli burun kanamalarında genellikle ilk yapılan iş, <br />
            sebebine bakılmaksızın kanamanın durdurulmasıdır. Kanama <br />
            durdurulduktan sonra sebebi konusunda bazı araştırmalar <br />
            yapılmalıdır. Sebebin araştırılmasında yapılması gereken ilk şey <br />
            hastanın muayenesidir. Birçok kez muayene ile sebep anlaşılır. <br />
            Şüphelenilen sebebe göre hekim tarafından ayrıntılı tetkikler <br />
            yapılır.<br />
<br />
            Burun kanamaları nasıl tedavi edilir?<br />
<br />
<br />
<br />
            Birçok burun kanaması kendiliğinden ya da hastanın burun ucunu <br />
            tutması ve soğuk uygulaması ile durur. Ancak bu şekilde durmayan <br />
            kanamalar doktor müdahalesini gerektirir. Hastaya yapılan <br />
            müdahaleler esnasında hastanın rahatlatılması önemli yer tutar. <br />
            Özellikle yüksek tansiyonlu hastalarda daha da önem kazanır.<br />
<br />
            Kanamayı durdurmak için yapılabilecek müdahaleler şunlardır: <br />
<br />
            · İlaç tedavisi<br />
<br />
            Kimyasal koterizasyon: Ucunda gümüş nitrat tomurcuğu olan bir <br />
            çubukla kimyasal koterizasyon yapılabilir. Ancak kan hastalığı olan <br />
            hastalarda etkili değildir.<br />
<br />
            · Elektrokoterizasyon: Bu yöntem günümüzde endoskopik görüntü ile <br />
            uygulanmaktadır.<br />
<br />
            · Tampon konulması: Kanama diatezi olmaksızın koterizasyona yanıt <br />
            vermeyen inatçı burun kanamalarında kanama odağına sponjel veya <br />
            surgicel gibi lokal etkili ajanlar kullanılabilir. Bununla kontrol <br />
            edilemeyen kanamalarda ön veya arka burun tamponu uygulanabilir. <br />
            Tampon olarak antibiyotikli kremler sürülmüş ve ortasında hastanın <br />
            nefes almasını sağlayacak hava yolunun bulunduğu tamponlar daha <br />
            uygundur.<br />
<br />
            · Damarların bağlanması: Bu işlem bir ameliyattır ve hastanın <br />
            hayatını tehdit edecek şiddette olan ve tampon konmasıyla durmayan <br />
            kanamalarda kullanılır. Kanamanın yerine göre belirlenen damar bazen <br />
            sinüs içinden bazen de boyun açılarak bağlanır. <br />
<br />
            · Tanısal veya tedavi amaçlı anjiyografi veya embolizasyon <br />
            yapılabilir.<br />
<br />
            · Tekrarlayan burun kanamalarında, kanama noktasının ve altında <br />
            yatan nedenin bulunması tedavi şeklini belirleyen ana unsurdur.]]></description>
	</item>
	<item>
		<title>Burun Kanamaları</title>
		<description><![CDATA[Burun kanamaları yaş ve cins ayırımı  yapmadan tüm insanlarda görülebilmektedir. Burun kanamaları çoğunlukla olduğundan daha tehlikeli gibi görünür. Yine de nadir durumlarda hayati tehlike olabilir. Kanamalar nedenlerine göre, burun içi değişiklikler ve vücudun başka hastalıklarının (mikrobik hastalıklar, hipertansiyon, pıhtılaşma bozukluklari, kanser gibi kötü huylu hastalıklar) sonucu olmak üzere 2 ana gruba ayrıabilir. <br />
<br />
Basit bir burun karıştırması, ağır egzersizler, hafif soğuk algınlıkları alerjik rinit, burun travmalar), burun operasyonları, burun içi yabanca cisimler ve tümörler de kanama nedenleri arasındadır. Kanamaların yerine göre ise burun ön tarafı ve arka tarafı olmak üzere 2 gruba ayrılabilir. Burunun ön tarafından kaynaklanan kanamalar daha çok çocuklarda ve genç erişkinlerde görülürken burun arka bölümünden olan kanamalar, yaşlarda sık görülür. Burun arkasından olan kanamalar daha çok genize doğru akar ve şiddeti olma olasılğı yüksektir. Tansiyon kontrolü ve KBB uzmanı tarafından müdahale önerilir. <br />
<br />
Bazen da yalancı burun kanamaları görülebilir. Bu tip kanamalarda kanayan yer burun olmadığı halde kan burundan gelmektedir. Bu durum yemek borusu damarlarının varislerindeki kanamaların yukarı taşması veya genizde yerleşmiş tümörlerin kanamalarında görülmektedir.Burun kanamaları, üst solunum yolları enfeksiyonlarının sık olduğu ve sıcaklık değişimlerinin fazla olduğu kıŞ aylarında daha çok görü!ür. Ancak sıcak ve kuru havalarım ağırlıkta olduğu dönemlerde de Sık görülebilir. <br />
<br />
Sık kanamalara dikkat edelim! <br />
<br />
Burun, kanlanması bol bir organdır. Burun kanamaları, birkaç damla ile kısa süren kanamalardan, ciddi boyutlarda, bol ve uzun kanamalara  kadar  geniş  bir  yelpaze içerisinde olabilirler. Bu yüzden, her burun kanaması çok iyi değerlendirilmelidir. <br />
<br />
Burun kanamalarının birçok sebebi vardır. En Sık karşılaştığımız burun kanaması, burunun hemen girişinde bulunan yüzeyel damarların çatlaması ile oluşan kanamalardır. Bu kanamaların sebebi, &quot;buruna darbe, hava kuruluğu, tansiyon yükselmesi, Sıcak ve kuru hava&quot; gibidir. Bütün burun kanamalarının yakiaşık %90` bu tür kanamalardır. Bu durumda yapılacak şey, hastanın, burnunu soğuk su i!e temiz!emesi, burun içerisindeki pıhtıları sümkürmesi ve burun kanatlarının beş, on dakika iyice sıkılmasıdır. Hastanın yatırılması, yarar yerine zarar getirir. Yatırılacaksa bile baş yukarıda tutulmalıdır. Böyle bir müdahale i!e bu tür kanamalar çoğunlukla durur. Çatlayan damar iyileşene kadar kanamalar tekrarlayabilir. Kanamalar durmaz ve Sık olursa mutlaka bir kulak, burun, boğaz hekimince değerlendirilmelidir. Sık sık kanayarak kişinin yatağım; kirletiyor, iş yapmağa, araba kullanmasına engelliyorsa, burun tamponlanabilir, damarlar koterize edilebilir (yakılabilir). <br />
<br />
Müdahale şart: <br />
<br />
Burun içerisinde, diğer damarlarda da çatlamalar olabilir ve daha şiddetli kanamalar görülebilir. Bu kanamalar, genellikle müdahale gerektirirler. Burun kanatlarını elle sıkmakla durmayacakları gibi daha geniş çaplı damar kanamadan oldukları için çok kan kaybına sebep olabilirler. Özelikle yaşlı insanlarda tansiyon yükselmesi ile oluşan kanamalar, damar çeperlerinin kireçlenmiş olmasından dolayı kolay kolay durmazlar. Kişinin hem tansiyonu hem de kanaması kontrol altıa alınmalıdır.Burun iltihapları, sinüzitler, nadir görülen burun tümörleri de kanamaya yol açabilirler, hatta bazen ilk bulgular. Kanamaya meyil yaratan bazı hastalıkar ve kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde de burun kanamalan görülebilir. <br />
<br />
Burun  kanamaları  çoğunlukla  can SıkıCıdır, bazen korkutucu ve yaşama tehdit edici   boyuttadır.   Uzmanlar   burun kanamalarını iki gruba ayıraktadırlar; <br />
<br />
Ön burun kanamaları: <br />
<br />
Burnun ön kısmından gelen kanamalardır. Ayakta duran ya da oturan kişide bir burun deliğinden akan kanama şeklinde kendini gösterir. <br />
<br />
Arka kanama: <br />
<br />
Burun arkasından ve derinden olan kanamadır. Kanama genize doğrudur. Otururken veya ayakta dururken bile kanama boğaza doğru olur. Hasta sırt üstü yattığında ön kanama bile olsa her iki yönde kanama olabilecektir. <br />
<br />
Arka burun kanamalarının tanınması çok önemlidir. Bu kanama tipi oldukça şiddetlidir ve bir uzmanın takibini gerektirmektedir. Arka kanamalar çoğunlukla yaşlı kişilerde görülür. Bu hasta grubu genellikle yüksek kan basıncı (tansiyon) olan kişiler ya da travma geçirmiş kişilerdir. <br />
<br />
Burun kanamaları çocuk yaş grubunda genellikle ön kanama tipinde olmaktadır. Kuru hava veya kış aylarında görülen kabuklanmalar kanamaya neden olmaktadır. Bundan korunmak için nemlendirici bir kremi burunun orta bölmesine parmak ucu ile sürmek yararlı olacaktır. Bu amaçla vaselin ve viks faydalı ilaçlardır. Günde üç defa kullanılması önerilir ancak gece yatmadan önce sürmek yeterlidir. Burun kanaması sık tekrarlıyorsa doktorunuza görünmenin taydaşı vardır. <br />
<br />
Siz ya da çocuğunuzda ön burun kanaması varsa şunları uygulayınız; <br />
<br />
- Burnun uçtaki yumuşak kısmım baş parma-ğınızla diğer iki parmağınız arasına alınız. <br />
<br />
- Burnu parmakla sıkıştırılmış olarak yüzünüze doğru bastırınız. <br />
<br />
- Beş dakika böyle bekleyiniz (Saat tütünüz). <br />
<br />
- Başınızı kalbinizden daha yüksek tutmaya dikkat ediniz. Bu nedenle oturunuz ya da başınız daha yukarıda uzanınız. <br />
<br />
- Burun ve yanağınıza buz tatbik ediniz (Bir plastik torba içinde buz doldurarak). <br />
<br />
- Kanama durduktan sonra yeniden kanamayı önlemek <br />
<br />
- Sümkürmemeye özen gösteriniz. <br />
<br />
- Yerden ağır bir şey kaldırmak ya da buna benzer zorlayıcı hareketler yapmayınız. <br />
<br />
- Başınızı mutlaka göğsünüzden daha yukarıda tutmaya çalışınız. <br />
<br />
- Burun içindeki tüm pıhtıları sümkürterek te-mizleyiniz. <br />
<br />
- 3, 4 defa her iki burun deliğine dekonjestan burun spreyi sıkınız (Otrivine, Burnil, Faral v.b.). <br />
<br />
- Tekrar en baştaki 1. ve 3. basamaktaki gibi buruna baskı yaparak sıkınız. <br />
<br />
- Doktorunuzu arayınız. <br />
<br />
Tekrarlayan burun kanamalarının nedeni ne olabilir? <br />
<br />
Burun kanamalarının bir çok nedeni vardır: <br />
<br />
Genel (bütün vücudu ilgilendiren) nedenler arasında yüksek tansiyon ve kanın pıhtılaşma bozukluğuna neden olan hastalıklar (kan, karaciğer, böbrek hastalıkları gibi) başta gelir. Buruna ait nedenler arasında ise iltihaplanmalar (nezle, sinüzit gibi), burun dokusunun travması (darbeler, burun karıştırma gibi) ve tümörler sayılabilir. <br />
<br />
Tekrarlayan burun kanamalarının da nedeni bunlardan biri olabilir. Bir sağlık kuru-muna müracaat edilmesin! gerektirecek derecede şiddetli burun kanaması geçiren ve tekrarlayan kanamaları olan bütün hastaların, kanama durduktan sonra ciddi bir neden olup olmadığının araştırılması için bir Kulak-Burun-Boğaz hastalıkları uzmanı tarafından-muoyene edilmesi gerekir <br />
<br />
Doktoru ne zaman arayalım, ya da acil servise başvuralım! <br />
<br />
o Eğer, kanama durmuyorsa veya yeniden kanamaya eğilim gösteriyorsa. <br />
<br />
o Eğer, kanama çok hızlı ve kan kaybı miktarı çok fazla ise. <br />
<br />
o Eğer, kanama nedeniyle yorgunluk ve halsizlik hissediliyorsa. <br />
<br />
o Eğer, kanamanız burun önüne kanamadan çok, boğaz arkasına doğru oluyorsa. <br />
<br />
Bu durumda kanamaya profesyonel yaklaşımda bulunulur. Uzman doktor tarafından çoğunlukla burun ön kısmına vazelini! bezlerle yapılacak tampon kanamayı durduracaktır. Kanama yeri görülebilirse &quot;gümüş nitrat&quot; veya &quot;elektrokoter&quot; cihazı ile damar yakılabi-lir. Burun arkasına olan kanamalarda ağız içerisinden damağın üst kısmına tampon uygulamak gerekebilir. Bütün bu işlemlere rağmen durmayan kanamalarda hastaya anestezi verilerek kanayan damar özel maddelerle tıkanabilir veya bağlanabilir.<br />
<br />
Doç. Dr. Dilaver Özturan ]]></description>
	</item>
	<item>
		<title>Burun kanaması deyip geçmeyin</title>
		<description><![CDATA[Burun kanaması deyip geçmeyin  <br />
 <br />
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. İlhan Özbek, burun kanamalarının basit bir nedeni olabileceği gibi ağır bir hastalığın da habercisi olabileceğine dikkat çekerek, &quot;İster darbeye bağlı, ister kendiliğinden olsun, kanama halinde hekime başvurulmalıdır&quot; dedi. <br />
<br />
Opr. Dr. Özbek, en çok darbe alan organlarımızdan biri olan burundaki hasarların hastanelerin acil servislerine başvuru nedenlerinin başında geldiğini, böyle durumlarda yapılması gerekenleri ve burun kanamalarının sebeplerini kısaca şöyle belirtti: <br />
<br />
&quot;Burun kanamaları burun damarlarının travma tik veya bir hastalığın seyri esnasında damarların kendiliğinden çatlaması sonucunda oluşur. Burun en çok travmaya maruz kalan organların başında gelir. Düşmeler, darbeler sonucu kanamalar oluşur. Burun kırıkları ve mukoza yırtıkları şiddetli kanamalara sebep olur. Travmanın şiddetine göre lokal veya genel anestezi ile buruna müdahale edilir, burun tamponları uygulanır, gerektiğinde burun alçısı yapılarak burun estetiği de düzeltilir.&quot; <br />
<br />
Uzman Dr. Özbek, burun kanamalarının dahili hastalıkların seyri esnasında da görüldüğünün altını çizerek, kanamaya sebep olan bu hastalıkları, &quot;Yüksek tansiyon, hemotolojik hastalıklar (hemofoli, lösemi, trombosit eksikliği bu gruptandır), kronik akciğer ve böbrek hastalıkları, nezle, grip, sinüzit gibi burun mukozası kanamalarının görüldüğü hastalıklar&quot; şeklinde sıraladı. <br />
<br />
Opr. Dr. İlhan Özbek, bu gibi hastalıklardan olan kanamalarda hem burun içine kanamayı durduran müdahaleler yapıldığını, hem da asıl hastalığa yönelik iyileştirici girişimlerde bulunulduğunu belirterek, &quot;Tansiyon yüksekse düşürülür. Pıhtılaşma bozukluğu varsa taze kan veya ürünleri verilir. Kanamayı arttıracak ilaçlar kullanılıyorsa bunların alımı engellenir. Kanamayı durdurabilecek ilaçlar, özellikle K ve C vitaminleri verilir. Hasta sakinleştirilir. Yatmayı gerektiren vakalarda hasta yatırılıp müşahede altında tutulur&quot; şeklinde konuştu. <br />
<br />
Çocuklarda olan burun kanamalarının genellikle burun mukozasının kanlanmasının arttığı alerjik reaksiyonlardan veya nezle, grip gibi viral enfeksiyonlardan kaynaklandığını açıklayan Opr. Dr. Özbek, bu tür kanamaların soya çekimle de ilgisinin mevcut olduğunu, sebepsiz gibi görünen bir kanamanın asıl nedenini ortaya çıkarma konusunda hastanın aile öyküsünün de dikkatle incelenmesi gerektiğini vurguladı. <br />
<br />
Opr. Dr. İlhan Özbek, kanama esnasında veya kanama durduktan sonra tam kan sayımı, kanama pıhtılaşma zamanı sedimantasyon testlerinin yapılması gerektiği konusunda uyarıda bulunarak, yazın sıkça görülen burun kanamalarından korunmak için de önerilerde bulundu. Özbek, &quot;Günün sıcak saatlerinde güneşte fazla kalmamaya özen gösterilmeli, aspirin gibi ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır. Hasta mümkünse oturtulmalı, asla yatırılmamalıdır. Bunun içinde biriken pıhtı sümkürtülmelidir. Burun içine soğuk su çekilmeli ve burun kanalları parmakla sıkılarak tampon etkisi sağlanmalıdır&quot; dedi. <br />
<br />
Burun kanaması ile beraber diş eti kanamaları olup olmadığının, vücutta morarma bulunup bulunmadığının, hastanın pıhtılaşma mekanizması hakkında ön fikir verdiğini söyleyen Opr. Dr. Özbek, &quot;Bazı burun tümörleri, sinüs tümörleri de burun kanaması yapmaktadırlar. Bunlar iyi bir KBB muayenesi ve paranasal sinüs tomografisi ile kolayca teşhis edilir. Özellikle sigara içen, tek taraflı burun kanaması olan 40 yaşını geçmiş hastaların bu konuda duyarlı olmaları gerekmektedir&quot; açıklamasında bulundu. <br />
<br />
Opr. Dr. Özbek sonuç olarak, burun kanamasının çok basit bir sebepten başlayarak pek çok dahili hastalığın seyrinde de oluşabilecek bir durum olduğunu, basit uygulamalarla durmayan kanamaların mutlaka sağlık kuruluşunda izlenmesi gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.  <br />
]]></description>
	</item>
	<item>
		<title>KULAK ÇINLAMASI</title>
		<description><![CDATA[ <br />
KULAK ÇINLAMASI <br />
<br />
Bazı zamanlar kulağımda zil sesi duyuyorum bu normal midir? Kafa içinde ki bu seslere genel olarak tinnitus denilir ve çok yaygındır. Tinnitus zaman zaman ortaya çıkabilir veya siz sürekli olarak bir ses duyabilirsiniz. Çok kalın veya çok ince olabilir, tek kulağınızda veya her iki kulağınızda da duyabilirsiniz. Zil sesi sürekli olduğunda bu kişiyi çok rahatsız edebilir. Hatta bu rahatsızlık kişilerin normal hayatlarını etkiliyecek boyuta kadar çıkabilir.<br />
<br />
 <br />
BAŞKA İNSANLAR KULAĞIMIN İÇİNDEKİ BU SESLERİ DUYABİLİR Mİ?<br />
<br />
Bu genellikle olmaz ancak bazı durumlarda dinleyen kişi bir çeşit ses duyabilir. Bu tip tinnituslara objektif tinnitus denilir. Çoğunlukla ya bir damar anormalliğinden dolayı veya kasların kasılması sonucu orta kulakta meydana gelen seslerden ötürü gelişir.<br />
 <br />
<br />
TİNNİTUS (ÇINLAMA) NEDENİ NEDİR?<br />
<br />
Sesin sadece hasta tarafından duyulduğu subjektif tinnitusun birçok olası nedeni vardır. Bazı nedenler kötü değildir (örnek olarak küçük bir kulak kiri geçici bir süre tinnitus yapabilir.) Bunun yanında enfeksiyon, kulak zarında delinme, orta kulakta sıvı birikmesi ve orta kulakta ki kemiklerin eklem yerlerinin sertleşmesi gibi daha önemli nedenler de olabilir. Tinnitus baş ve boyun bölgesindeki damar genişlemeleri veya sinirden kaynaklanan bir tümörden dolayı da olabilir. Bu problemlerde işitme kaybı da vardır. Allerji, yüksek veya düşük tansiyon, tümör, şeker hastalığı, tiroid problemleri, baş ve boyun bölgesine gelen darbeler, bazı ilaçlar (romatizma ilaçları, bazı antibiyotikler, sakinleştirici ilaçlar ve aspirin) tinnitusa neden olabilir. Her durum için tedavi çok farklıdır. Bu nedenle konusunda uzmanlaşmış bir doktora kontrol olmak ve kulak çınlamasının gerçek nedenini bulmak çok önemlidir.<br />
 <br />
 <br />
Tinnitus (Çınlama) Nedenleri<br />
 <br />
Dış Kulak : <br />
  - Yabancı cisimler<br />
  - Kulak kiri<br />
  - Dış kulak yolu salgısı<br />
<br />
Orta Kulak :<br />
  - Sıvı toplanması<br />
  - Enfeksiyon<br />
  - Kulak zarı ve Orta kulak kemikçiklerinin hastalıkları<br />
<br />
İç Kulak :<br />
  - Yaşlılığa bağlı çınlamalar<br />
  - Gürültüye maruz kalma<br />
  - Kulağa zararlı ilaç kullanımı<br />
  - Meniere Hastalığı<br />
<br />
İşitme ve Denge Siniri :<br />
  - Nadir karşılaşılan sinir tümörleri<br />
<br />
 <br />
Tinnitus çoğunlukla işitme sinirlerinin mikroskopla görülebilecek kadar küçük olan uçlarında meydana gelen hasarlardan ötürü gelişir. Bu sinir uçlarının sağlıklılığı doğru ve kesin duymayı sağlar ve bunlarda meydana gelecek bir hasar işitme kaybı ve tinnitusa yol açar. İlerlemiş yaşla birlikte sinir uçlarında bazı değişiklikler meydana gelir bu da beraberinde tinnitusu getirir. Ne yazık ki birçok insan endüstriyel gürültünün, yangın alarmlarının, yüksek sesle müzik dinlemenin ve diğer gürültülerin ne kadar zararlı olduğundan ya habersiz yada bunu umursamamaktadır. <br />
<br />
 <br />
TEDAVİ<br />
<br />
Vakaların çoğunda özel bir tedavi yoktur. Eğer doktorunuz gerçek nedeni bulursa bunu ortadan kaldırmaya yönelik tedavi sonucunda kulağınızdaki çınlamalar da ortadan kalkar. Bunun için bazı röntgen filmleri ve denge testlerine ihtiyaç duyulabilir. Bunlara rağmen tinnitusun nedeni çoğu zaman bulunamaz. Neden ortaya konulmamış olmasına rağmen bazı durumlarda ilaçlar yardımcı olmaktadır. <br />
 <br />
<br />
EĞER BİR NEDEN ORTAYA KONULAMAZSA TİNNİTUSUN AZALMASI İÇİN BİR ŞEY YAPILABİLİR Mİ?<br />
<br />
Her şeyden önce işitme sisteminin vücudun en hassas sistemi olduğu hatırlanmalıdır. Bu nedenle aşağıdakileri yapmanız önerilir.<br />
<br />
1. Yüksek sesli müziğe maruz kalmayın<br />
<br />
2. Kan basıncını sürekli kontrol ettiriniz. <br />
<br />
3. Tuz alımını kısıtlayın <br />
<br />
4. Sinir sistemine uyarıcı etkisi olan kahve, kola ve sigaradan uzak durun.<br />
<br />
5. Günlük egzersizler kan akımınızı düzenler. <br />
<br />
6. Yeterince dinlenin ve çok yorulmayın<br />
<br />
7. Sesten endişelenmeyin. Kulak çınlamanız sizin sağır olmanıza ve aklınızı kaybetmenize neden olmaz. Bu sesleri rahatsız edici ama önemsiz bir gerçek olarak kabul edin ve olabildiğince yok saymayı öğrenin. Bu çeşit kontrol ya kişinin kendini tembihlemesiyle yada maskeleme yöntemiyle başarılabilir.<br />
<br />
8. Sinirliliğinizi ve gerginliğinizi en aza indirin.<br />
<br />
 <br />
KİŞİNİN KENDİNİ TEMBİH ETMESİ NE DEMEKTİR? <br />
<br />
Tembihleme, konsantrasyon ve gevşeme egzersizleri sonucunda kan basıncını ve kas gruplarını sistemli olarak kontrol etmeyi sağlar.<br />
 <br />
 <br />
MASKELEME NEDİR? <br />
<br />
Tinnitus özellikle çevre sessiz olduğu zaman, gece yatarken, daha rahatsız edicidir Tinnitusla yarışacak bir ses bir saatin tıklaması veya bir radyo, rahatsızlığı azaltacaktır. Bazı doktorlar alçak sesle FM kanallarını dinlemeyi önermektedir. Bu ses beyaz ses olarak bilinmektedir. Bazı hastalar rahatlatıcı ses üreten elektronik aletler kullanmaktadır. Tinnitus maskeleyici işitme cihazını içine yapılan veya ona eklenen küçük bir elektronik parçadır. Sürekli ama rahatsız etmeyecek bir ses üreterek kişinin kulak çınlamasını unutmasını sağlar.<br />
<br />
 <br />
İŞİTME CİHAZLARI ÇINLAMANIN AZALMASINI SAĞLAR MI?<br />
<br />
İşitme bozukluğu kişilerin bazılarında çınlamanın kullandıkları cihazlar tarafından azaltıldığı veya yok edildiği söylenmektedir. Ancak işitme cihazı sadece tinnitusu önlemek için kullanılacaksa özenli bir çalışma yapılmalıdır. Genellikle işitme cihazı çıkartılınca çınlama ilk durumuna geri döner.<br />
<br />
 <br />
SONUÇ<br />
<br />
Kulak çınlamanız için herhangi bir tedaviye başlamadan muhakkak bir Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından dikkatli bir muayeneden geçmelisiniz.<br />
 <br />
]]></description>
	</item>
	<item>
		<title>Sinüzit en çok bu hastalıklarla karıştırılıyor</title>
		<description><![CDATA[Kış aylarında en sık yaşanan enfeksiyonların başında gelen sinüzit, yol açtığı ağrı nedeniyle en çok nevralji, migren, göz, diş, boyun ve çene eklemi problemleri ve beyin tümörleri ile karıştırılıyor.<br />
<br />
Yüz kemiklerinin burun boşluğunu çevreleyen alanı içinde yer alan havalı boşluklar sinüsler olarak biliniyor. Sinüzit de sinüslerdeki iltihap nedeniyle ortaya çıkıyor. Hastalık çocuklarda dirençli geniz ve burun akıntısı, sürekli burun tıkanıklığına yol açıyor. Bu nedenle sinüziti olan çocukların burnu ve genzindeki tıkanma nedeniyle, &amp;#8216;genizden konuşma&amp;#8217; görülüyor. <br />
<br />
Sinüzitte bazen tek bir sinüs tutulabileceği gibi, yüzdeki tüm sinüs boşluklarında da enfeksiyon oluşabiliyor. Genellikle basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu, nezle olarak başlayıp hızla sinüzit tablosuna doğru ilerleme gösterebiliyor. Şiddetli soğuğa maruz kalma sinüslerin burun içine açılan kanallarında ödem yaparak tıkanmaya yol açıyor.<br />
<br />
Sinüsler içinde sekresyon (akıntı) birikerek bakteri üremesi için uygun bir ortam oluşturuyor. Hastada özellikle tutulan alana göre alında, burun kökünde, yanakta ve göz arkalarında dolgunluk hissi ile beraber zonklayıcı tarzda ağrı oluşuyor. Ağrı baş hareketleri ve başı öne eğmekle artar ve bazen çok şiddetli olabiliyor. <br />
<br />
KİMLER SİNÜZİTE DAHA YATKIN? <br />
Bazı durumlarda sinüzit daha sık görülüyor. Acıbadem Bursa Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sertaç Yetişer, bu durumları şöyle sıralıyor: <br />
 Nezle ve gribin sık tekrarlanması <br />
 Nezlenin hemen sinüzite çevirmesi <br />
 Kişide alerji olması ve bağışıklık sistemindeki eksiklikler <br />
 Burun iç yapısındaki eğrilikler <br />
 Sürekli burun tıkanıklığı ve horlama olması <br />
<br />
TEDAVİ EDİLMEZSE BAŞKA HASTALIKLARA YOL AÇIYOR <br />
Bazen özellikle altta yatan hazırlayıcı sebeplere bağlı olarak sinüzit şikayetleri uzayarak kronik bir sürece girebiliyor. Bu durumda şiddetli baş ağrıları yerine sinsi ve sürekli ağrı, dolgunluk ve burun tıkanıklığı izleniyor. Nadir de olsa tedavi edilemeyen sinüzitler ilerleyerek şu ciddi komplikasyonlara neden olabiliyor: <br />
 Göz etrafında apse ve kemik enfeksiyonu oluşabiliyor<br />
 Kan yoluyla kafa içine yayılarak menenjit, beyin apsesi oluşuyor<br />
 Genize olan akıntının etkisi ile orta kulak enfeksiyonu, tonsillit, bronşit ve zatürre gibi akciğer enfeksiyonları ortaya çıkabiliyor <br />
<br />
TEDAVİSİ NASIL YAPILIYOR? <br />
 Tedavide akut sinüzitte geniş etkili ve güçlü antibiyotikler, burun damlaları, analjezikler, antihistaminikler ve dekonjestanlar kullanılmalı ve iyileşme radyolojik olarak takip edilmelidir. <br />
 İlaç tedavisine rağmen düzelmeyen ve sinüzitin kronikleştiği hastalarda ise sinüs drenajının sağlanması amacıyla cerrahi girişimler planlanabiliyor <br />
 Sık sinüzit atakları geçiren hastalarda altta yatan sebeple mücadele edilmeli ve burun içi anatomisini bozan yapılar düzeltilmelidir. <br />
 Çocuk hastalarda kronikleşmenin az görülmesi ve gelişmekte olan vucut kemik ve kıkırdak yapının etkilenmemesi amacıyla bu tür cerrahi girişimlere çok nadiren ihtiyaç duyulur. <br />
 Meslek itibarıyla özellikle dış ortamlarda çalışmak zorunda olanların soğuktan korunması da önem taşımaktadır. <br />
 İleri yaş gruplarındaki hastaların kışa girerken yaptırdıkları grip aşılarının kısmi koruyuculuk sağlayarak sinüzit ataklarının azaltılmasında katkı yaptığı bildirilmektedir.<br />
<br />
]]></description>
	</item>
	<item>
		<title>Çocuklarınızı çok öpmeyin, öptürmeyin !</title>
		<description><![CDATA[Çocuklarınızı çok öpmeyin, öptürmeyin !<br />
<br />
Prof. Dr. Yavuz Baykal, daha çok çocuk ve genç erişkinlerde rastlanan, boğaz ağrısı ve lenf bezlerinde büyümeyle kendini gösteren &amp;#8220;öpücük hastalığı&amp;#8221;na dikkati çekerek, &amp;#8220;Çocuklarınızı çok öpmeyin, öptürmeyin&amp;#8221; dedi.<br />
<br />
AA<br />
<br />
İSTANBUL - Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal, okullarda çok yaygın olan &amp;#8220;öpücük hastalığı&amp;#8221;na vurgu yaptı. <br />
<br />
Prof. Dr. Yavuz Baykal, şunları kaydetti:<br />
&amp;#8220;Öpücük hastalığı, yani infeksiyöz mononükleoz (İM), daha çok çocuk ve genç erişkinlerde rastlanan, boğaz ağrısı ve lenf bezlerinde büyümeyle kendini gösteren bir hastalıktır. Ebstein Barr virüsü (EBV) tarafından oluşturulan enfeksiyon, tükürük ve boğaz salgısıyla çıkarılır, yakın temasla (öpücük), kan yoluyla veya enfeksiyonlu eşyalarla kişiden kişiye geçer.&amp;#8221;<br />
<br />
Kötü hijyene sahip ve kalabalık bölgelerde yaşayanlarda görülen öpücük hastalığının, annenin ağzında öğüttüğü gıdaları daha sonra bebeğine veren ailelerde daha kolay ortaya çıktığını da belirten Baykal, &amp;#8220;İnfeksiyöz mononükleoz, her iki cinsiyette ve yılın her mevsiminde görülür. Virüs, tükürük ve salyayla çıkarılarak ve yakın temas ile bulaştırılarak, boğaz mukozasından vücuda girer. Önce boğaza ve tükürük bezi hücrelerine, daha sonra da gırtlakta bulunan duyarlı B lenfositlere ulaşır&amp;#8221; dedi.<br />
<br />
Baykal, hastalığa karşı, &amp;#8220;çocuklarınızı çok öpmeyin, öptürmeyin&amp;#8221; uyarısında da bulundu.<br />
<br />
BELİRTİLER<br />
Hastalığın belirtilerine de işaret eden Baykal, şunları kaydetti:<br />
&amp;#8220;Hastanın yaşı, klinik belirtilerde önemlidir. Özellikle çocukluk çağında; lenf bezlerinde büyüme, bademcik iltihabı gibi tipik bulguların yanı sıra boğaz iltihabı, kulak iltihabı, karın ağrısı ve ishal gibi belirtilere de neden olabilir. Genç ve erişkinlerde ise yüksek ateş, boğaz ağrısı, lenf bezlerinde şişme ve kanda atipik hücreler görülür. Genellikle 3-5 gün kadar süren halsizlik, iştahsızlık, bulantı, batında dolgunluk hissi, kas ağrıları, ateş basması, üşüme, titreme, terleme gibi belirtileri görülebilir. Hastalar en sık boğaz ağrısı şikayetiyle doktora başvururlar. Hastaların büyük bir çoğunluğunda öğleden sonra 40 dereceyi bulan ateş görülür. Ateşli dönem, ortalama 10-14 gün kadar sürer. Bademcikler büyük, boğaz kızarık görünümlü ve bezen beyaz zar ile kaplı olabilir. Boğaz ağrısı şikayeti 7-10 gün kadar devam eder.<br />
<br />
Bazı hastalarda yumuşak-sert damak birleşim yerinde kırmızı lekeler görülebilir. Bazı hastalarda göz etrafında şişlik görülebilir. Olguların çoğunda arka boyun kısmında lenf bezi büyümesi vardır. Bazı hastalarda karaciğer ve dalak büyümesi görülebilir. Bazı hastalarda ise gövde, el ve ayakların üst tarafında döküntüler görülebilir.&amp;#8221;<br />
<br />
40 yaşın üzerindeki toplumun yüzde 6&amp;#8217;sının EBV infeksiyonuna yatkın olduğunu da dile getiren Baykal, hastalığın tedavisinde istirahatin çok önemli olduğunu kaydetti.<br />
<br />
Baykal, hekim kontrolünün ve tedavinin de önemine vurgu yaptı.<br />
<br />
Hastalığın komplikasyonlarının oldukça nadir görüldüğünü, en sık görülenin ise bir nevi kansızlık olan otoimmün hemolitik anemi olduğunu anlatan Baykal, &amp;#8220;Bazı hastalarda, bademciklerde büyüme, boğazda lenfoid hiperplazi ve beyaz zar oluşumuna bağlı üst solunum yolu tıkanıklığı gelişebilir. Dalak yırtılması çok nadir ancak akılda tutulması gereken bir komplikasyonudur. Nörolojik komplikasyonlardan olan beyin iltihapları bu yolla ölümlerin en önemli nedeni olmasına rağmen, vakaların büyük kısmı iyileşmeyle sonlanır. Hastalıkla ilgili aşı çalışmaları vardır ancak henüz uygulanan bir bağışıklama yolu yoktur&amp;#8221; dedi.<br />
<br />
<br />
<br />
]]></description>
	</item>
	<item>
		<title>Vertigo (Baş Dönmesi) Bahar Sendromuyla Birleşirse Tehlikeli Olabilir</title>
		<description><![CDATA[<br />
Çeşitli hastalıkların belirtisi olan vertigonun (baş dönmesi), bahar sendromu ile birleştiğinde kişiyi yatağa mahkum bırakabileceği bildirildi.<br />
<br />
AA<br />
<br />
ADANA - Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağatay Akçalı, &amp;#8220;çeşitli hastalıkların belirtisi olan vertigonun (baş dönmesi), bahar sendromu ile birleştiğinde kişiyi yatağa mahkum bırakabileceğini&amp;#8221; söyledi. <br />
<br />
Akçalı, Latince &amp;#8220;dönmek&amp;#8221; anlamına gelen vertigo hastalığıyla ilgili şikayetlerin, bahar mevsiminin kendini hissettirmeye başladığı bugünlerde artış gösterdiğini söyleyen Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağatay Akçalı, çok sayıda kişinin bu hastalığın belirtileriyle kliniklere başvurduğunu söyledi.<br />
<br />
Vertigonun, bahar sendromuna neden olan ani hava değişimleri, göz hastalıkları, ilaç zehirlenmesi, düşük tansiyon, damar sertliği, beyindeki herhangi bir hastalık, araç tutması, bazı kalp rahatsızlıkları, kansızlık ve kan hastalıklarında da görülebileceğini ifade eden Prof. Dr. Çağatay Akçalı, ancak, en sık olarak, iç kulak iltihaplanmasının buna yol açtığını bildirdi.<br />
<br />
Akçalı, iç kulaktaki enfeksiyona bağlı vertigonun genelde tansiyon düşmesine ya da başka hastalıklara bağlı baş dönmesiyle karıştırıldığına dikkati çekerek, &amp;#8220;vertigo, iç kulaktaki enfeksiyondan kaynaklandığında, kişi, kendini ve çevresindeki her şeyi boşlukta dönüyor hissine kapılır. Bu durumda akla gelen ilk şüphe açlık ya da yorgunluktur. Kişi, karnını doyurduğunda ya da dinlendiğinde baş dönmesinin geçeceğini düşünür. Oysa bu gibi durumlarda vertigoya neden olan hastalık mutlaka uzman hekim kontrolüyle tespit edilmeli&amp;#8221; dedi.<br />
<br />
Önemsenmeyen baş dönmesinin kronik hale geleceğini, kişinin yaşam kalitesinin düşeceğini belirten Akçalı, son günlerde baharla birlikte yoğunlaşan bu şikayetlerin dikkate alınması önerisinde bulunarak, şöyle devam etti:<br />
&amp;#8220;Bahar aylarında virütik enfeksiyonlar mevsim dönüşümü ve ani hava değişimlerine bağlı olarak daha sık görülür. Doğal olarak bu enfeksiyonlardan iç kulak da etkilenir. Vertigo, çoğu insanda rastlanan bahar sendromuyla birleştiğinde kişiyi yatağa mahkum bırakabilir. Çünkü, bahar yorgunluğunda, kişi kendini halsiz, bitkin, yorgun ve mutsuz hisseder. Bu duruma bir de baş dönmesi eklendiğinde hastalığın şiddeti de o denli fazla olur.&amp;#8221;<br />
<br />
Akçalı, vertigonun ilaçlı tedavisi mümkünken, belirtilerin bir süre sonra geçeceği düşüncesiyle ihmal edilmesinin yaşam kalitesini olumsuz etkilediğine dikkati çekerek, &amp;#8220;kişi eğer yoğun dikkat gerektiren işlerde çalışıyorsa tedavi edilmeyen vertigo, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir&amp;#8221; dedi.<br />
<br />
]]></description>
	</item>
</channel>
</rss>
